Boru bükme işleminde iç yarıçapta meydana gelen kırışıklıklar, malzemenin basma gerilmesi altında stabilitesini kaybetmesinden kaynaklanır. İnce etli borularda ve dar büküm yarıçaplarında, borunun iç tarafında kalan malzeme yığılma eğilimi gösterir. Bu yığılmayı engellemek ve malzemeyi büküm bölgesi boyunca pürüzsüz bir şekilde yönlendirmek amacıyla kaşık kalıbı kullanılır. Doğru konumlandırılmamış veya aşınmış bir kaşık kalıbı, kırışıklıkları önleyemediği gibi boru yüzeyinde derin çiziklere ve malzeme yırtılmalarına yol açabilir.
Büküm kalitesini doğrudan etkileyen bu parametre, sadece kalıbın varlığıyla değil, boru eksenine olan açısı, teğet noktasına olan mesafesi ve yüzey yapısıyla belirlenir. Proses esnasında sıkma çenesi ve baskı kalıbının uyguladığı kuvvetler altında borunun iç yüzey akışı kontrol altında tutulmalıdır.
Bükme işlemi sırasında borunun dış yarıçapı çekme gerilmesine maruz kalarak uzarken, iç yarıçapı basma gerilmesiyle sıkışır. Bu sıkışma, malzemenin doğal akış sınırlarını aştığında dalgalanma ve katlanma şeklinde fiziksel kusurlar üretir. Kaşık (wiper) kalıbı, büküm kalıbının hemen gerisinde, borunun iç yarıçapına tam uyum sağlayacak şekilde konumlandırılan geometrik bir kama görevi görür.
Kaşığın temel işlevi, bükümün gerçekleştiği teğet noktasındaki boşluğu doldurarak malzemenin yukarı doğru bükülmesini engellemektir. Bu parça, borunun büküm kalıbına girmeden hemen önceki son temas noktasıdır. Eğer kaşık ile boru arasında gereğinden fazla boşluk kalırsa, malzeme bu boşluğa doğru kaçarak mikro kırışıklıklar oluşturmaya başlar. Bu durum, sonraki aşamalarda borunun kesit geometrisinin bozulmasına yol açar.
Kaşık kalıbının büküm teğet noktasına olan mesafesi ve boru ekseniyle yaptığı açı, kurulumun en hassas aşamasıdır. Çoğu standart büküm kurulumunda kaşığın uç kısmı, büküm teğet noktasının sıfır hattına olabildiğince yakın konumlandırılır. Ancak bu konum milimetrik olarak malzemenin sertliğine ve et kalınlığına göre değişir. Kaşık ucu teğet noktasının çok gerisinde kaldığında kırışıklık engellenemez; çok ilerisinde konumlandırıldığında ise büküm kalıbının dönüş hareketiyle ezilme riski ortaya çıkar.
Açı ayarında ise kaşık yüzeyinin boru eksenine tam paralel olması her zaman tercih edilmez. Çoğu uygulamada kaşığın arka kısmına 1 ila 2 derecelik hafif bir çıkış açısı verilir. Bu açısal kaçıklık şu avantajları sağlar:
Müşteri büküm girişinde kırışık bildirince bakılan ilk yerlerden biri budur. Kaşık kalıbının ucu, büküm esnasında yüksek basınç ve sürtünmeye maruz kaldığı için zamanla aşınır. Özellikle çelik boru bükümünde bronz alaşımlı kaşıkların kullanılması durumunda, ucun incelerek formunu kaybetmesi sık karşılaşılan bir durumdur. Aşınmış bir kaşık, boru yüzeyinde dalgalanmalara ve malzeme birikmelerine neden olur.
Sürtünmeyi yönetmek için doğru yağlama protokolü uygulanmalıdır. Yağlama, hem malafa içinden hem de kaşık yüzeyine doğrudan yapılmalıdır. Yetersiz yağlama durumunda kaşık üzerinde malzeme sıvanması meydana gelir. Bu sıvanma, sonraki bükümlerde boru üzerinde derin çizikler oluşturur ve kaşığın geometrisini bozar. Servis kontrollerinde kaşık ucunun keskinliği ve yüzey pürüzsüzlüğü düzenli olarak gözle muayene edilmelidir.
Gelişmiş büküm operasyonlarında, mekanik ayarların doğruluğu kadar makine kontrol sisteminin bu takımlarla uyumu da önem taşır. GRIFFIN CNC boru bükme makinesi serisinde kullanılan ETU yazılımı, takımların konumlarını ve büküm parametrelerini dijital ortamda simüle eder. Bu simülasyonlar sayesinde kaşık kalıbının fiziksel sınırları ve büküm kafasıyla olan etkileşimi önceden analiz edilebilir.
Ayrıca, daha basit geometriler veya daha düşük hacimli üretimler için tercih edilen ATLAS B hidrolik sistemlerinde de mekanik kaşık ayar mekanizmasının hassasiyeti büküm tekrarlanabilirliğini belirler. Doğru ayarlanmış bir kaşık kalıbı sistemi, hurda oranlarını düşürürken büküm yüzey kalitesinin sürekliliğini garanti altına alır. Yeni bir parça bükümüne geçmeden önce, parça tasarımına ait STEP dosyası veya teknik çizim üzerinden kaşık ihtiyacı, boru et kalınlığı ve büküm yarıçapı oranlarına göre önceden hesaplanmalıdır.
Bükümün iç yarıçapında hafif dalgalanmaların başlaması, boru yüzeyinde doğrusal çiziklerin oluşması ve kaşık ucunda gözle görülür malzeme sıvanması veya pah yuvarlanması aşınma belirtileridir.
Hayır. Genellikle boru dış çapının et kalınlığına oranının yüksek olduğu ince cidarlı borularda ve büküm yarıçapının küçük (dar) olduğu durumlarda kırışmayı önlemek için zorunludur.
Bükülecek borunun malzemesine göre seçilir. Paslanmaz çelik ve karbon çeliği borular için genellikle alüminyum-bronz alaşımlı kaşıklar tercih edilirken, bakır ve alüminyum borular için sertleştirilmiş çelik veya kaplamalı kaşıklar kullanılır.
Makine ve takım seçimi için teknik rehberdeki bilgileri parça dosyanızla tamamlayın.